Aylık arşivler: Ocak 2017

Ankara Miras Davaları

Ankara Miras avukatı miras sürecinde bireylerin ihtiyacı olan hukuki desteği sağlamak amacıyla hizmet vermektedir. Miras açısından anlaşmazlığa düşen ya da kendisine kalan mirastan payına düşen yasal miras hakkını alamayan bireylerin açacakları miras davasında onlara miras hukuku açısından bilgi ve tecrübesiyle miras avukatı destek olabilmektedir.
Mirasla ilgili olarak farklı hak kayıpları yaşanabilmektedir. Miras bırakacak olan kişinin sağlığında yapmış olduğu hileli devir işleminin iptali için tapu iptal davası açılabileceği gibi, mirastaki saklı payında yaşadığı kaybın giderilmesi için tenkis davası da açılabilmektedir.
Miras sürecinde yaşanabilecek hak kayıpları farklı şekillerde ortaya çıkabilir. Mirasın borca batmış olduğu durumlarda kişilerin mirasın reddi davası ya da diğer adıyla reddi miras davası açmaları gerekir. Reddi miras davaları açılması belirli şartlar ve zaman dahilinde yapılabilir.
Mirasta yaşadığı hak kayıplarının telafisi için açılabilecek bir başka dava türü ise ortaklığın giderilmesi davası olmaktadır. Kendisine kalan mirasn paylaşımında diğer mirasçılar ile uzlaşmazlığa düşen kişi izale-i şuyu davası açarak mevcut mağduriyetini giderebilmektedir.
Miras davaları oldukça karmaşık ve zor davalardır. Bu süreçte açılacak davanın türüne göre atılması gereken adımlar ve izlenecek yol da farklılık gösterecektir. Bu nokta mirasla ilgili yaşadığı sorunun çözlmesini isteyen kişilerin miras avukatı tutmaları onların yaşadığı hak kayıplarını telafi edecektir.
Miras davaları yıllarca sürebilir. Bu davaların en kısa süre içerisinde sonuçlandırılması için hukuki prosedürlerin etkili bir şekilde yerine getirilmesi gerekir. Miras Hukuku konusunda tecrübe bu noktada oldukça önemlidir.

Ankara Reddi Miras Hukuku

Miras Hukuku’na göre miras bırakanın vefatının ardından mirasın reddi 3 aylık yasal süre içerisinde yapılmalıdır. Mirasın reddi 3 ay içerisinde yapılmaması durumunda ise mirasçılar mirası kabul etmiş sayılırlar. Fakat mirasın borca batık olduğu anlaşılırsa mirasın hükmen reddi söz konusu olabilmektedir.
Mirasın Hükmen Reddi Nedir?
Medeni Kanunun 605. Maddesi mirasın hükmen reddi ile ilgili hükmü içermektedir. Söz konusu kanuna göre miras bırakan kişinin borca batıklığı açıkça belli veya resmien tespit edilmiş ise miras otomatik olarak reddedilmiş olacaktır. Yani yasaya göre mirasın hükmen reddi herhangi bir süreye bağlanmamıştır. Mirasın hükmen reddi koşulu miras bırakan kişi (muris) vefat ettiğinde bu kişinin borçlarının tüm alacak ve malvarlığından fazla olması gerekir. Diğer bir değişle miras bırakan kişinin ölüm tarihinde terekedeki pasiflerin aktiflerden fazla olması durumunda, borca batıklık söz konusu olacağından mirasın hükmen reddi ortaya çıkar. Murisin bıraktığı mirasın borca batık olduğunun resmen tespit edilmiş olması veya tespit edilebilir olması gerekir.
Mirasın Hükmen Reddi İçin Ne Yapılmalıdır?
Mirasın borca batık olduğunun resmen tespiti ve ya tespit edilebilir olması, mirasın hükmen reddi için esas unsurdur. Bu tespit, ödemeden aciz vesikası veya iflas kararı alınarak yerine getirilebilir. Vefat eden kişinin bırakacağı mirastaki mal varlıklarının ve alacağın, borçları karşılamayacağı mirasçıları ve yakınları tarafından biliniyor olması durumunda da mirasın hükmen reddi talep edilebilmektedir.

Ankara Miras Hukuku Paylaşımı

Miras hakkını kanunlarla güvence altına alan miras hukuku mal paylaşımı oranları neler? İşte ankara miras hukuku mal paylaşımı oranları …
Miras hukukunda mal paylaşımı, mülk sahibinin vefatı gerçekleştiğinde ortaya çıkan bir durum olarak karşımıza çıkıyor. Miras hukuku kanundan doğmuş olsa da, ölüme bağlı tasarruf şeklinde ortaya çıkmış olsa da, ortada bir miras hakkı ile miras payı bulunduğunda miras hukukunda mal paylaşımı devreye giriyor. Miras hukukuna göre mülklerini ve haklarını miras bırakan vefat etmedikçe miras hukuku hakkında mirasçıların henüz miras hukukuna göre ‘varis’ sıfatı doğmadığından miras hukukunda mal payşımı kapsamında dava hakkı da bulunmuyor.

Vasiyetnamenin Tenfizi

Miras hukuku mal paylaşımında yasal mirasçılar şöyle belirleniyor:

– Miras bırakanın birinci derece mirasçıları, onun altsoyudur, yani çocukları da eşit olarak miras hukukuna göre mirasçıdırlar.

– Altsoyu bulunmayan mirasçıların, miras hukukuna göre mirasçıları anne ve babasıdır. Bunlar da miras hukukuna göre eşit olarak mirasçıdırlar.

– Altsoyu, anne ve babası ve onların altsoyu bulunmayan miras bırakanın mirasçıları, büyük anne ve büyük babalarıdır. Bunlar da miras hukukuna göre eşit olarak mirasçıdırlar.

– Eğer miras bırakanın sağ kalan eşi varsa, miras hukukuna göre miras bırakan ile arasındaki miras ilişkisi farklılık gösterebiliyor.

Miras hukuku mal paylaşımı oranlarını, sağ kalan eşin mirasçılar arasında olduğu durumlarda miras hukukuna göre şöyle açıklayabiliriz:

– Miras bırakanın altsoyu ile birlikte mirasçı olursa, miras hukukuna göre mirasın dörtte biri,

– Miras bırakanın anne ve baba zümresi ile birlikte mirasçı olursa, miras hukukuna göre mirasın yarısı,

– Miras bırakanın büyük anne ve büyük babaları ve onların çocukları ile birlikte mirasçı olursa, miras hukukuna göre mirasın dörtte üçü,

– Yukarıda sayılan durumlardan hiç biri yoksa, miras hukukuna göre mirasın tamamı eşe kalır.